Fibromiyaljide Efektif Bağlantıları Hedefleyen Elektroensefalografik Neurofeedback Tedavisi
Fibromiyalji, yaygın kas-iskelet sistemi ağrısı ile karakterize; yorgunluk ve kognisyon, uyku, duygudurum ve disotonomi bozuklukları gibi sekonder semptomların eşlik ettiği kronik bir primer ağrı durumudur. Fibromiyalji ile ilişkili ağrı yönetiminde farmakolojik ve farmakolojik olmayan yöntemlerin kombinasyonu kullanılmaktadır. Bununla birlikte bu popülasyondaki yüksek engellilik yükü, mevcut uygulamaların yetersiz olduğunu düşündürmektedir.
Fibromiyaljisi olan kişilerde beyin değişiklikleri, özellikle de dikkat çekerlik ağında (salience network: amigdala, singulat korteksler, insula) ve somatosensoriyel kortekste (S1) artan aktivite görülmüştür. Fibromiyalji beyin fonksiyonları ile ilişkili bir hastalıktır. Bu nedenle bu değişikliklerin kronik ağrı veya fibromiyaljinin diğer semptomlarıyla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Nörogörüntüleme, pregenual anterior singulat korteks (pgACC) aktivitesinde düşüşle birlikte azalan inhibisyona işaret etmektedir. Bu nedenle, fibromiyalji ile ilişkili semptomları yönlendiren beyin aktivitesini hedefleyen müdahalelerin test edilmesi önem taşımaktadır. Bir beyin-bilgisayar arayüzü tekniği olan neurofeedbackin, işlev bozukluğu olan beyin aktivitesini normalleştirerek ağrıyı ve işlevi iyileştirebileceği düşünülmektedir.

Lucy Anderson ve arkadaşları fibromiyaljisi olan kişilerde pgACC'den S1'e efektif bağlantıları hedefleyen yeni bir EEG neurofeedback eğitim protokolünün güvenliliğini, uygulanabilirliğini ve kabul edilebilirliğini araştırmak amacıyla bir çalışma gerçekleştirmiştir. Müdahalenin ardından ağrı, fonksiyon ve EEG ölçümlerindeki değişim tahminlerini belirlemek için keşif analizleri yapılmıştır. Çalışma bulguları Scientific Reports dergisinde yayınlanmıştır.
Çalışmada fibromiyaljisi olan 30 katılımcı (aktif n=15, plasebo n=15) 12 seans neurofeedback tedavisi almıştır. Ağrı, Kısa Ağrı Envanteri ve fonksiyon, Revize Fibromiyalji Etki Anketi ile değerlendirilmiştir. Fizibilite ve sonuç ölçümleri başlangıçta, müdahaleden hemen sonra, on gün sonra ve bir ay sonra uygulanmıştır. Tanımlayıcı istatistikler, etkili bağlantı neurofeedback eğitiminin fibromiyalji için uygulanabilir (Katılım oranı: Ayda 6 katılımcı, ortalama bağlılık: %80,5, bırakma oranı: %20), güvenli (yan etki yok) ve oldukça kabul edilebilir (ortalama 8,0/10) bir tedavi yaklaşımı olduğunu göstermektedir. Aktif ve plasebo gruplarında ağrı ve fonksiyonel etkilerdeki azalma karşılaştırılabilir düzeyde olmuştur.
Çalışmanın başlıca kısıtlamaları, örneklem büyüklüğünün küçük olması, klinik ve EEG sonuçlarındaki eğilimleri ortaya çıkarmak için tanımlayıcı karşılaştırmaların kullanılması olmuştur. Gelecekte yapılacak tam güçlü örneklem büyüklüğüne sahip araştırmaların, tedavi ve plasebo grupları arasındaki klinik ve EEG sonuçlarını karşılaştırmak için istatistiksel anlamlılığın hesaplanmasına olanak sağlayacağı düşünülmektedir.
Neurofeedback eğitimi her duruma uygun tek bir çözüm değildir. Farklı klinik alt grupların semptomatoloji oluşturmada rol oynayan farklı beyin ağlarına sahip olması muhtemel olduğundan, tek bir protokolün fibromiyaljisi olan herkesin çeşitli ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılayabileceğini beklemek pratik değildir. Bu çalışma, protokolün katılımcılar için hem uygulanabilir hem de güvenli olduğunu ortaya koymuştur. Fibromiyaljisi olan kişiler çalışmaya katılmaya büyük ilgi göstermiş, katılımcılar protokolü son derece kabul edilebilir olarak değerlendirmiş ve önemli bir yan etki bildirilmemiştir.
EEG: Elektroensefelografi; pgAAC: Pregenual anterior singulat korteks; S1: Somatosensoriyal korteks;
TR-NON-2025-00024 (Nisan 2025)
Referanslar: Anderson L, et al. Scientific Reports. 2025;15:209